Özcan Pehlivanoğlu

Özcan Pehlivanoğlu
ozcanpehlivanoglu@yahoo.com
TÜRKAN BEBEK !..
01/01/2018

 

 

Türk Milleti diğer insanlarla birlikte yeni bir yıla girdi. Gelecekte bizi neler bekliyor, üç aşağı beş yukarı biliyoruz. Nereden biliyoruz derseniz, geçmişte yaşadıklarımız önümüzü aydınlatıyor da, ondan!

 

24-26 Aralık tarihlerinde yani eski yılın son günlerinde davetli olarak, Bulgaristan'a gittim. Orada “Türkan Bebek”le sembolleşen törenlere katıldım. Köylerde şehitler için yapılan anmalarda, mevlitlerde ve kabir ziyaretlerinde bulundum. 


Ne olmuştu bu 24-26 Aralık 1984 tarihinde, gelin bir hatırlayalım isterseniz. Çünkü ya bilmiyorsunuz yada çoktan unutup gittiniz.

 

Halbuki, yanı başınızda bir milyonun üzerinde Türk, halen Bulgaristan'da yaşıyor!

 

Bulgaristan'da Türkler, 1984-1989 yılları arasında isimleri ve dinleri değiştirilerek zorla asimile edilmek istenmişti. Gerçi bu Bulgaristan Türklerinin başına gelen ilk felaket değildi. Onlar “93 Harbi” dediğimiz 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşından bu yana inanılmaz baskı, katliam, soykırım, sürgün, acı ve göz yaşı ile karşı karşıya kalmışlardı. Yine başlarına aynı felaketlerden biri geliyordu...


Düşünün bir kere, bugün Bulgaristan'da bir çok Müslüman olarak doğmuş, yaşamış insan; dinleri zorla değiştirildiği ve 1984-1989 yılları arasında öldüğü için Hristiyan mezarlıklarında haçın altında yatıyor!!! Bunları konuşan insan hakları derneklerimiz var mı?


Ancak her insanın ve her toplumun basılınca ayağa kalkacağı damarları vardır. Bunları ortadan kaldıramazsınız. Bulgaristan Türkleri içinde bu böyleydi. Ne zaman yüzyıllardır taşıdıkları isimlerine, Türkçelerine ve inançlarına dokundular, onlarda buna karşılık her türlü imkansızlığa rağmen ayağa kalktılar ve haklarını demokratik taleplerle aramaya başladılar.

 

Bulgaristan'ın o dönem eli kanlı yöneticileri, bu masumane ve insanca hak arayışlarını hiç kabullenmedi, Türklerin üzerine namluları yöneltti ve katliamlara başladı. “Türkan Bebek”te annesinin kucağında daha bir buçuk yaşlarında iken bir Bulgar askerinin üzerilerine öldürmek amaçlı doğrultulan silahından çıkan kurşun ile katledildi. Bir tek o mu? Tabii ki, hayır; köylerde, kasabalarda, şehirlerde katledilen Türk'ün sayısı epeyce çok...niye sayı vermiyorum çünkü bu olayların üstü örtülmek isteniyor ve şehitlerin hakkı aranmıyor da, ondan!

Özgür dünya, katledilen ve insan hakları ihlal edilen bu insanları, sırf Türk oldukları için uzun süre görmezden, duymazdan gelmeye çalıştı. Buna karşılık Bulgaristan Türkleri yılmadan büyük bir mücadele verdi ve bütün dünyaya uğradığı zulmü ve mağduriyeti göstermeyi başardı.

 

Bunun üzerine Türkiye sınırlarını açtı ve tarihin en büyük göçlerinden biri zorunlu olarak yapıldı. Kimse ezilmese, hakları çiğnenmese köyünü, evini barkını, vatanını bırakıp; elde avuçta ne varsa bir bilinmeze doğru yol almaz. Bulgaristan Türkleri, bu nedenlerle buna mecbur bırakıldı.

 

Bulgaristan Türkleri, o günlerden bu yana, zulüm yıllarını anmaya devam ediyor. Amaç geçmişi unutmadan geleceği inşa etmek. Ancak sıkıntılar, oyunlar ve kurulan tuzaklar yoğunlaşarak aynen sürüyor.

 

Dönemin şehitlerini ve gazilerini hep hatırlıyorlar. Gençlere ve çocuklara yaşananları aktarıyorlar. Şehitler için çeşmeler yapılmış. Kabirleri de bakımlı. “Türkan Bebek Çeşmesi” ise sembol bir anıt...

 

Bu arada Bulgaristan Türklerinin oluşturduğu siyasal, kültürel ve ekonomik birlik birilerini hem Bulgaristan'da hem de Türkiye'de rahatsız ediyor. Her seçimde onları bölmek ve zayıflatmak için değişik planlar uygulamaya koyuluyor. Sadece dışarıdan gelen hücumlar olsa ne ise, esas ihanet hep içeriden geliyor.

 

Benim Bulgaristan Türklerine daima bir tavsiyem olmuştur. Bölünmeyin, parçalanmayın ve dağılmayın. Sorunları, eksiklikleri, hataları, yapılamayanları içinizde konuşun, tartışın ve bunlar hiç bir zaman bölünmenize neden değildir. Bakın iki üç bin oyla Bulgaristan siyasetinde düşülen duruma! Kimin işine yarıyor bu?

 

Nasıl ki; Allah'ın ipine sımsıkı sarılmak dünyamızı ve ahiretimizi kurtarıyorsa, Bulgaristan'da Türklerin bölünmeden birbirine sarılmaları; onları her türlü sıkıntıdan kurtaracak, rahat, huzurlu ve mutlu yaşamalarına neden olacaktır.

 

Ben bugüne kadar akla gelmedik her türlü zulme rağmen  isimlerini, dillerini, kültürlerini, milliyetlerini ve dinlerini korumayı başarmış olan Bulgaristan Türklerinin, şehitlerin, gazilerin ve “Türkan Bebek” nezdinde tüm mağdurların önünde saygıyla eğiliyor ve Türk Milletinin gözlerini bu mücadeleye çevirmesini diliyorum.

Siz başardınız, biz de başaracağız!

 

Özcan PEHLİVANOĞLU

ozcanpehlivanoglu@yahoo.com

https://twitter.com/O_PEHLIVANOGLU

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
234 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

MİLLETİN PARTİSİ OLMAK! - 10/02/2018
Yazının başlığındaki millet sözcüğü ile “Türk Milleti”ni kast ettiğimden bir şüphe yoktur. Niye bunu dedim? Çünkü Cumhuriyetin kurulduğu ilk günden bu yana ve Atatürk'ün “Ne Mutlu Türk'üm Diyene” demesinden beri
CEPHE GERİSİNDE BİRLİK! - 22/01/2018
Türk Ordusu zorunlu nedenlerden dolayı komşu bir ülkenin sınırlarından içeri girerek harekat başlattı. Askeri hareketlerde savaşan cephe kadar bir de geride kalan cephenin fevkalade büyük bir önemi vardır.
YAZMAK FARZ... BİR NAİM SÜLEYMANOĞLU VARDI!.. - 21/11/2017
Hepimizin hayatında olduğu gibi benimde hayatımda minnet duyduğum insanlar vardır. Sakın yanlış anlamayın, bu minnet kişisel bir minnet değildir.
YUNANİSTAN AYVALIĞA DA, GÖZMÜ DİKTİ? - 16/10/2017
Türkiye, Yunanistan kurulduğundan beri Kıbrıs istisna, komşusuna karşı hep bir kayıp içinde ve çok ezik bir ülke olarak davranmakta!
UNUTULAN TÜRKLER! - 21/09/2017
"KERKÜK'Ü UNUTMADIK! KERKÜK TÜRK KALACAK"
BİR 6-7 EYLÜL KARŞILAŞTIRMASI!... - 07/09/2017
Bugün 7 Eylül ve Türkiye'de Türklere ait olmayan medya “6-7 Eylül” olaylarını “kara leke” olarak ilan etmiş durumda.
AĞUSTOS NUTKUM ! - 30/08/2017
Bu nutku her halde yıllar önce yazdım, şimdi yine Türk'ün zafer günleri gelip çatınca bari bende bir şeyler söyleyeyim dedim. Ama değişen bir şey olmadığı için söyleyecek yeni bir şey de yok!!!