Hulusi Senel

Hulusi Senel
DOĞU TÜRKİSTANLILARIN ANASI, ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN KADIN KAHRAMANI RABİYE KADİR
22/01/2018
Ne yazık ki, Türkiye’yi ziyaret etmek isteyen

Rabiye Kadir’e giriş vizesi verilmiyor!.

                 ………………………

 

                                                    Hulusi ŞENEL

 

Doğu Türkistanlı özgürlük timsali  Rabiye Kadir’i Avustralya’ya geldiğinde tanıdım. Ak düşmüş saçları, gülen yüzü ile gerçekten Doğu Türkistanlıların “ Anası”  olduğunu ispatlıyordu. Sydney’deki Türk Evi’nde salonu dolduran çok sayıda dinleyene Doğu Türkistan’ın haklı davasını anlattı.

Rabia Kadir’in anlattıklarını dinledikçe gözlerim yaşardı. Ne büyük bir insan ne büyük bir kadın-ana ki Rabia Kadir kadın başıyla dünyada halkının haklarını yılmadan savunuyordu. Konuşmsı bittiğinde bir süre sohbet etme imkanı buldum ve ve Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz için elimizden ne gelirse yapacağımızı söyledim. Çok memnun oldu. Bende kendisini tanımaktan memnun olduğumu söyledim.

Edindiğim bilgilere göre Rabiye Kadir, 1999 yılında Ürümçi hava alanından Taşkent'e doğru yola çıkacağı sırada Komünist Çin Gizli Servis elemanlarınca pasaportuna el konularak ve insanlık onurunu zedeleyecek tarzda muamelelere tabi tutularak gözaltına alınmış ve tamamen insan haklarına aykırı bir biçimde tutuklanıp sekiz yıl hapiste tutulmuş.

Türkiye’yi yönetenlerin komünist Çin ile ilişkileri bozmamak için sahip çıkmadıkları soydaşımız, bacımız Rabiye Kadir'e  Amerika Başkanı Bush ship çıkmış. Amerikan Meclisinin çıkardığı bir kararname ile serbest bırakılmış. Halkının haklarını savunması nedeniyle Norveç’in her yıl insan hakları savunucusuna verdiği “ Rafto Ödülü “ 2004 yılında Rabiye Kadir’e layık görülmüş.

Rabiye Kadir'e işgalci Çin hükûmeti tarafından isnat edilen suçlamalar ancak despot Çin yönetimine özgü denilebilecek suçlamalar. Yapılan suçlamalar ise şöyle;

- Doğu Türkistan'ın Feyzabad bölgesinde meydana gelen deprem sonrası bölgeye 10 kamyon yardım malzemesi göndererek, devleti küçük düşürmek ve halkı devlete karşı kışkırtmak.

- 4 Şubat Gulca direnişi sonrası çıkan çatışmalarda çocukları ölen ve yaralanan ailelere para ve erzak yardımı yaparak, ayrılıkçı güçlere destek vermek.

- ABD'da yaşayan eşi Prof. Sıdıkhaci Rozi'nin ABD'den Çin’e dönmeyerek siyasî faaliyetlerde bulunması Ve Çin'den yabancı ülkelere bilgi sızdırma.

 

Sadece halkına insani yardım yapması nedeniyle tutuklanan Rabia Kadir’e Amerika Birleşik Devletleri yanısıra Dünya İnsan Hakları Örgütleri de sahip çıkmış ve Rabiye Kadir' in serbest bırakılması için Çin hükûmetine devamlı siyasî  baskı yapılmış. Bu arada dünya basının Rabiye Kadir ile ilgili olarak sıkça haber yapması Doğu Türkistan’ı işgal eden komünist Çin yönetimi üzerinde etkisini göstermiş ve  Rabiye Kadir  serbest bırakılmış.

……..

 

DOĞU TÜRKİSTAN YARIM ASIR’DIR

KOMÜNİST ÇİN İŞGALİNDE
Bilindiği üzere 1949da Kızıl-komünist Çin lideri Mao’nun emri ile saldırıya geçen Kızıl Çin, 1951de Doğu Türkistanı tamamen ele geçirmiş ve  D.Türkistan adını değiştirerek yeni fethedilen toprak anlamında Sinkiang olarak belirlenmişti.

 

Ne yazık ki Türkiye başta olmak üzere dünya kamuoyunun hiç ilgi göstermemesi sonucu  Doğu Türkistanın nüfus yapısıda kökten değiştirilmeğe çalışılarak Çinlileştirmek için milyonlarca Çinli bu topraklara iskân edilmeğe başlandı.

Kendi yurtlarında ikinci, hattâ üçüncü sınıf insan muamelesi gören D.Türkistanlı Türkler, bu  defa topraklarından sürülmek için tahrik edilmektedirler.Bu nedenle başta Türkiye olmak üzere tüm dünyaya çağrı yapılmakta;


Ey Türk Milleti!
İşgal altındaki Doğu Türkistan senin de ülken!
Orada katledilen insan senin insanın; sen ne isen o da o da aynı sen!
Sessiz kalma!
Kendi vatanına ve kendi insanına sahip çık!
Çinlinin malını alma; unutma ki onlara ödediğin her kuruş Doğu Türkistanlı kardeşin için mermi ve satır parası olmaktadır!
Sokağa çık ve haykır; haykır ki bütün dünya duysun!


Ey Türk Hükümeti!
Bil ki, ha Türkiye, ha Doğu Türkistan; her ikisi de bir ve aynıdır!
Doğu Türkistana sahip çık!
Üç kuruşluk ya da üç milyar kuruşluk da olsa ticaret gibi ıvır-zıvır şeyler için vatanını satma!

Doğu Türkistanın davasını dünyanın gündemine taşı!
Başkasından bekleme!
Unutma! Doğu Türkistanın ve Doğu Türkistanlıların gözü Türkiyede!
Onları satma!
Filistin için kavgayı göze aldığın gibi, Doğu Türkistan için de kavgayı göze al!


Ey İslâm dünyası!
İslâm dünyasının tek müşterek davası Filistin değildir!
Doğu Türkistan da İslâm toprağı, hem de en halisinden ve Doğu Türkistanlılar da Müslüman; hem de en halisinden!
Doğu Türkistanın davasına sahip çık!


Ey Dünya insanları!
Kürrei Arzın bu bölgesinde, tarihe ışık götürmüş, medeniyet götürmüş, kadim bir millet, öz toprağında köle yapılıyor, sürülüyor, katlediliyor!
Bu dava insanlık davasıdır!
Sahip çıkınız!

……..

TÜRKİYE’NİN  İLGİSİZLİĞİ ÇOK ÜZÜCÜ  

NTV kanalında yapılan bir proğramda, Türkiye'nin kendisini 2006 ve 2007 yıllarında  iki kez ülkeye kabul etmediğini iddia eden Rabia Kadir daha sonra,

Türk Büyükelçiliği'ndeki sekreter, yetkili hanım neden olarak 'Siz Türkiye'ye girmesi sakıncalı kişi olarak gösteriliyorsunuz. Onun için vize veremeyiz' dedi. Ben de ona 'Türkiye benim vatanım saylır bir gün gireceğim' dedim ve daha sonrada  Türk halkına, Doğu Türkistanlı kardeşlerine gösterdikleri destek ve yardım için teşekkür ederim“ diyerek ayrıldım “diyerek elçilikten ayrıldığını söylüyor. Rabiye Kadir'in içine düştüğü vahim vaziyet karşısında destek vermesi gereken Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri, Türk medyası ve sivil toplum örgütleri hep sessiz kalmışlar.

Hayatını Doğu Türkistan'ın kurtuluşuna adamış olan Rabiye Kadir, her şeyden önce müşfik ve yiğit bir Uygur anasıdır. Rabiye Kadir'in, yıllar boyunca başına gelmeyen kalmamış, Çin hapishanelerine defalarca girip çıkmış. Çinli'lerin elinde çok şiddetli işkenceler bile görmüş.

Özgürlüğüne kavuştuktan sonra Amerika’ya yerleşen ve mücadelesini buradan yöneten Rabiye Kadir  yaptığı, yapacağı mücadele için de şöyle konuşuyor; " Artık özgürüm. Halkımın, milletimin Özgürlüğü için bütün gücümle çalışmaya devam edeceğim…"

Halkının  “ Rabia Ana “ dediği Rabiye Kadir'in Çin zindanlarında Çinli cellatlarca yok edilmeden özgürlüğüne kavuşmuş olması,  Doğu Türkistan halkı kadar bizleri de sevindirdi. Rabia bacımıza sağlıklı uzun bir hayat ve mücadelesinde de başarılar diliyorum.

ATATÜRK’ÜN DOĞU TÜRKİSTANA İLGİSİ

ATATÜRK genç nesillere Doğu Türkistan’ın tanıtılması ve Türklerin anayurdu olarak bilinmesi için çalışmalar yapmıştı.Bu arada Atatürk’ün talimatıyla bir grup Doğu Türkistanlı genç eğitim için Türkiye’ye getirilmiş ve harp okullarına yerleştirilmiştir. Bu gençler daha sonra Türk ordusunun çeşitli kademelerinde generallik rütbesine kadar yükselerek görev yaptılar. Kısaca özetlersek Mustafa Kemal Atatürk yaşadığı süre içinde Doğu Türkistan’la ilgili gelişmeleri yakında takip etmiş, gerekli desteği vermeye çalışmıştır.

…….

RABİA KADİR KİMDİR?

1947 yılında Doğu Türkistan’da doğdu. Fakir bir çocukluk dönemi yaşadı. En alt kademeden başladığı iş hayatında azmi ve çalışkanlığı sayesinde yükseldi. Artan iş imkanları üzerine işçi ihtiyacını Uygur Türklerini işe alarak karşıladı.

 

Urumçi’de Müslüman kadınları iş hayatına kazandırmak için ’Bin Ana Projesi’ni yürüttü. BM’nin 4. Dünya Kadınlar Konferansı’nda görev aldı. Uygur kadınlarının kendi işlerini kurmasını destekleyen bir yardım kampanyasını yönetti. Eşi Sıddık Ruzi, 1996’da Çin’den göç etti ve Doğu Türkistan’ın bağımsızlığı için çalışmaya başladı. Bu sırada Rabia Kadir siyasete atılmak istedi. Kocasının yaptığı açıklamalar yüzünden engellendi. Eşine gazete göndermesi, ’ulusal güvenliği tehlikeye atma suçu sayıldı.

 

Ağustos 1999’da Doğu Türkistan’ın bağımsızlığını savunma ve bunun için mücadele etme suçlamasıyla gözaltına alındı. Mart 2000’de sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aynı zamanda ülkenin en zengin kadını olarak biliniyordu. 6 yıl hapis yattı. Uluslararası Af Örgütü başta olmak üzere birçok insan hakları kuruluşu, insan hakları savunucusu Rabia Kadir’in özgürlüğüne kavuşması için kampanyalar düzenledi.

 

Rabia Kadir, hapisten çıktıktan sonra Türkiye’den beklediği davet gelmeyince ABD’ye yerleşti ve burada sürgün hayatı yaşamaya başladı. Çin devleti, onu bir numaralı devlet düşmanı ilan etti. 2004 yılında Norveç tarafından ‘Rafto Barış Ödülü’ kendisine verildi. 2006 yılında Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi. Aynı yıl Dünya Uygur Kongresi başkanı oldu. Halen dünyanın dört bir yanında Uygur Türkleri’nin haklarını müdafaa etmekte ve Çin gibi Türkiye’ye de giriş yasağı bulunmaktadır.

 

e-posta- hulusisenel@yahoo.com

…………………………………………………..

 

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
133 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

YABANCI ÜLKELERDE İYİ BİR İMAJ YARATAMADIK - 11/01/2018
Avustralya’da yatan iki şehidimiz var - 26/12/2017
ATATÜRKE YAPILAN SALDIRILAR - 14/11/2017
TÜRK KİMLİĞİNE NEDEN - 06/11/2017
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın