• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Avrupaturk.be/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+32 484 54 54 56
  • https://twitter.com/TurkAvrupa
Soner Polat
Mehmetçik'in ayak sesleri
22/01/2018

Türkiye için yaşamsal önem taşıyan Zeytin Dalı Harekâtı (ZDH) 20 Ocak 2018 günü saat 17’de başladı. Hayırlı ve uğurlu olsun! Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Mehmetçik’e bu zorlu görevinde engin başarılar diliyoruz. Onlardan zafer bekliyoruz. Türk milletinin kalbi onlarla birlikte çarpıyor. Büyük milletimiz Mehmetçik için dua ediyor. Ayrıca harekâtın siyasi boyutunu yönlendiren devlet görevlileri tarihi bir karar verdi. Bu yerinde, doğru ve cesur adımları için onları da yürekten kutluyoruz. Fırat Kalkanı Harekâtı’ndan (FKH) alınan derslerin de katkısıyla mükemmel bir askeri planlamanın yapıldığı ilk bakışta göze çarpıyor. Öncelikle harekâtın planlama ve icra sorumluluğunun İkinci Ordu Komutanlığı’nda olması, en önemli harp prensibi olan “emir-komuta birliği” prensibinin dikkatle gözetildiğini gösteriyor.

ASKERİ DEĞERLENDİRME

Türk devleti muharebe sahnesini olağanüstü bir yetkinlikle hazırladı. Hem teröristlerin sayısı ve konuşlandığı alanlar hem de sarp ve dağlık arazi yapısı dikkatle analiz edilerek, en uygun birlikler belirlendi. Yoğun bir istihbarat çalışması yapıldı. Elektronik harp kapsamında hem birliklerimizin elektronik olarak korunması hem de düşman yayınlarının karıştırılması için tedbirler alındı. Hava harekâtı, hedefleri milimetrik olarak imha edecek şekilde planlandı. Zaten 72 uçağımız 7 bölgede 1,5 saat içinde belirlenen 113 PKK hedefinden 108’ini vurdu. SİHA’ların da teröristlere kan kusturacağını ifade etmeliyiz. İHA’lar keşif ve gözetleme için çok etkin olarak kullanıldı. Hedefleri pilotlara tarif edecek unsurlar gerekli yerlere sızdırıldı. Gerektiğinde, Uçar Birlik Harekâtı ile sarp bölgelere ve düşman gerilerine özel birlikler de kolaylıkla indirilebilir. Ayrıca harekât alanının neredeyse bütün istikametlerden denetim altında tutulması nedeniyle, muhtemelen 5 paralel taarruz mihveri (TSK ve ÖSO) ile PKK’nın kuşatma altına alınacağı anlaşılıyor! Ayrıca kısa zaman içinde PKK’nın ikmal hatlarının kesileceğini kolaylıkla söyleyebilirim. PKK muhtemelen Afrin kent merkezine geri çekilerek, kalleş yöntemlerle savaşı sürdürecektir. Ancak Türkiye kararlıdır. PKK için en uygun ve en akıllı hareket tarzı en kısa zamanda teslim olmaktır. Çünkü hiçbir başarı şansı yoktur.

Harekâta katılan birlikler ve siyasi makamlar üzerinde bir baskı oluşmaması için bir zaman sınırının konulmasının uygun olmayacağını değerlendiriyorum. Öte yandan şu aşamadan sonra ÖSO tartışmasına girmenin hiçbir fayda sağlamayacağı ortadadır. Kaldı ki askeri hesaplamalarda kural şudur: “Bir askeri güç kimin siyasi hedefine hizmet ediyorsa onundur.” Harekâta katılan bütün unsurlar ülkemizin yüksek menfaatlerine hizmet etmektedir. Bu nedenle tüm savaşan unsurların moral ve motivasyonunu artırmalı, onları güncel siyasi polemiklerin bütünüyle dışında tutmalıyız. Unutmamalıyız ki harpte propaganda ciddi sonuçlar doğurur. Ruh ve bedensel güç arasında doğrudan bir ilişki vardır.

SİYASİ DEĞERLENDİRME

Yapılan harekât Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasına katkı sağlayacaktır. TSK’nın basın açıklamasında, “Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı!” özellikle vurgulanmıştır. Türkiye’nin Suriye’yi resmi olarak bilgilendirmesi önemlidir. İran’dan muhalif bir ses yükselmemiştir. Rusya’nın açıklamalarını kendi ulusal ve uluslararası dengeleri açısından değerlendirmek gerekir. Söylem dışında eyleme baktığımızda, TSK’nın hava sahasını tepe tepe kullanması, Rusya ile bir anlaşma olduğunu göstermektedir. Rusya ile yapılan anlaşma muhtemelen Suriye’yi de kapsamaktadır. Rusya’ya rağmen Suriye’nin Türk uçaklarını hedef alması düşünülemez!

Türkiye Afrin’de ABD’nin kara gücü olan PYD’yi vurmuştur. Afrin’deki teröristlerin ABD kaynakları ile donatıldığı istihbarat raporları ile sabittir. ABD’nin o bölgede bir üslenme faaliyetine girmeden PYD’nin imha edilmesi büyük bir başarı olacak, Akdeniz hayalleri sona erecektir. Ayağa kalkan Türkiye’nin bölgedeki en ciddi ve belirleyici aktör olduğu bir kez daha görülmüştür. Türkiye bu yeteneklerini bölgesel ittifaklar ve komşularla işbirliği ile taçlandırdığı takdirde gücü ve etkisi daha da artacaktır.

 



640 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Gizli ya da örtülü bölücülük - 05/09/2018
Soner Polat
Türkler mi Nesin mi daha zeki? - 06/07/2018
Soner Polat
Sarayın Bozkurtları - 01/07/2018
Soner Polat
Müslümanlar öldürülürken - 17/04/2018
Soner Polat
AKP FETÖ'yle mücadele ve 28 Şubat - 10/04/2018
Soner Polat
İstiklal değil istikbal - 04/04/2018
Türkiye çok partili döneme geçtikten sonra onlarca siyasi partiyle tanıştı. Bu partilerin çoğu ülkemizdeki egemen çevrelerin çıkarlarını savundu.
Türk, Arap, sömürü gelecek... - 21/03/2018
Soner Polat
Erdoğan'dan tarihi çıkış ve iniş - 15/03/2018
Soner Polat
Türkiye'siz olmaz! - 04/03/2018
Okyanus ötesinden önemli şahsiyetler arka arkaya Türkiye’yi ziyaret ediyor.
 Devamı