• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Avrupaturk.be/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+32 484 54 54 56
  • https://twitter.com/TurkAvrupa
Nusret Özgül
YÜRÜYORUM TANRININ BAHŞETTİĞİ BEDENİMLE…
27/08/2017

Ama sürekkli “firar”dayım…

 

İnsan hayatının baştan sona bir firar olmadığını kim iddiaedebilir ki? Dünyaya merhaba dememizle başlayan insanoğlunun bu kaçış hikayesi,ölüm denen “büyük gözaltı” ile son bulmuyor mu? Hep kaçmıyor muyuz? Kimi zamangerçeklerden, kimi zaman sevdiklerimizden? Hatta bir sevgiye, bir kurtuluşakoşarken bile, bir başka sevgiden veya sevenden kaçmıyor muyuz?

 

***

Hayattan ümidini kesmek üzere olan duyguların yanında terk edilmişlik,yalnızlık ve ihanetler ile yüzleşen kahramanlar davalarını savunmaktan asla vazgeçmezler.

 

Beden bende ruhum ta uzaklarda.

Sormayın uzakları bana.

Orası sevdamdır benim.

Yürüyorum ardıma bakmadan.

Ardımda kalanlar unuttu sanmasınlar

Ben onlarla varım, onlarla yaşıyorum.

Gurbet demeyin bana.

Ben zaten doğduğumda gurbete gelmişim.

Sevda demeyin bana.

Oraya yerleşecek birisi vardı ta uzaklarda.

Hasretlik demeyin dostlar.

Ben zaten hasretlikle gelmişim dünyaya.

Ölüm bir kurtuluş mu?

Yaşamadım ki, sonunu düşüneyim.

Ey Rabbim gel de hemen geleyim.

 

***

Umut Kapısının Zulme dönüşmesinin öyküsü…

 

Ağlama Gözlerim – İthal gelin tamamen gerçek hayattanalınmış, kahramanları halen hayatta olan, gerçek bir hayat hikâyesidir. Sadeceisimler ve yerler değişmiştir. Kitabın asıl kahramanı Ceren. Avrupa’da yaşayaninsanımızı iki ana bölümde inceleyebiliriz. Birincisi başarılı olmuş, kültürünüyaşayan, öz benliğini yitirmemiş, bütün değerlerini olduğu gibi muhafaza etmişve yaşadığı ülkenin de kültürüne saygılı olmuş, kesimden oluşuyor. Örnek olarakKağan’ı gösteriyorum. Kağan birinci kategorideki başarılı Türk toplumunu temsiletmektedir. İkinci bölüme giren Türkler, Remzi ve ailesi örneği ile arasattakalanlardır. Yani ne Müslüman ne de gâvur olabilmişlerdir. Burada örnek bir hikâyeanlatmak istiyorum:

Ermeni bir ninenin oğlu Agip, bir sabah Müslüman olmuş, fakatakşam ölmüş. Nine saçını başını yolarak, sokaklarda vaveyla yapmaya başlamış.

“Ortada kaldı Agip’im” derken, biri: “Valide niçin Agiportada kaldı, anlayamadık!” demiş. Nine: “Agip, Hristiyanlıktan çıktı, İsa’yıkızdırdı. İsa onu kabul etmez. Müslümanlığa yeni girdi. Muhammed’te tanımaz.Onun için Agip’im ortada kaldı. Ben ağlamayayım da kim ağlasın.” demiş. Bu hikâye,Avrupa’da benliklerini yitirip, ortada kalan insanımızın durumunu fevkaladeaçıklamaktadır. Ceren, saf temiz bir Anadolu kızı. Büyük umutlar verilip,Belçika’ya gelin getirilir. Yaşadığı elim bir hayat, onun ne denli kültürerozyonuna uğramış bir ailenin, zalimane işkencelerine maruz kaldığını eseflegörüyoruz. Umut kapısı, tamamen zulüm kapısına dönüşmüştür. Yine de sevindiriciolan, Ceren’in Türkiye’ye tekrar sağ salim dönmesidir.

***

Bozkurtlar’ın Yitikliği…

 

Gençliğini 12 Eylül zindanlarında geçiren ve cezasıbittikten sonra infazı yakılarak yurt dışına çıkmak zorunda kalan Ahmet Aytaç,’70 li yıllarda İzmir de Ülkücülerin yaşamış oldukları olayları anlatmaktadır.Cezaevine girmemek için cuntanın hışmından yurt dışına çıkan ve infazlarıyanarak kaçak durumunda olan çeşitli Avrupa ülkelerinde mücadelelerine devameden, bazen de geçmişi yargılayarak özeleştiri yapılan belgesel roman gerçekkişiler, isimler ve olayları işlemektedir.

Firari Sevdam isimli eserinde kendisinin yurt dışına infazıyakılınca nasıl çıktığı ve yaşadığı Belçika da başından geçen olaylar konuediliyor.. Yitik Bozkurtlar ile birlikte okunduğunda o dönemleri iyi bilenlerkendilerini romanın içinde buluyorlar..

’70 li yıllarda Anadolu insanının yaşadığı gerçekler ve odönemdeki olaylar, olayların tahlilleri ve temiz saf kalpli vatansevergençlerin içine çekildiği olaylar ve karşılarında Sovyet Rusya ve Kızıl Çinemperyalizminin yerli iş birlikçilerinin hain kurşunlarıyla şehit olan Ülkücügençlerin şehadetleri de zaman zaman işleniyor..

Ülkücüler sahipsiz bırakılmış, bir avuç idealistin halakendilerini ’70 li yılardaki Ahde Vefa ya bağlılıkları ve yeni yönetimin fikreneskiden mücadele veren gerçek ülkücülere karşı tavırları ve nihayetindecanlarına kastedecek kadar saldırmaları. 12 eylül öncesinde Marksistlerinkurşunlarına hedef olan ülkücüler şimdi ise, yetiştikleri ocaklardaki yeni(neo) ülkücülerin hedefi haline gelmiştir.

 

Yazar Ahmet Aytaç’ınkitaplarını buradan temin edebilirsiniz:

http://www.kitapkonagi.com/?product=3939335&pt=Ahmet+Ayta%C3%A7 Kitaplar

 FENER YAYINLARI

 

NUSRET ÖZGÜL





803 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Eşitlik ve Adalet herkes için tesis edilmediği sürece de devam ! - 14/09/2017
Özgürlüğünden vazgeçen kimse, insanlıktan, hak ve görevlerinden vazgeçmiş demektir. Jean J. Rousseau