Ahmet Aytac

Ahmet Aytac
BİR YİĞİDİN ARDINDAN
13/10/2017


Manisa'nın yiğit dava adamı Akın Türker Sağlık Hakk'a yürümüş.

Haberini alır almaz yüreğim derinden sancımaya başladı.

Onu Manisa Cezaevinde 16 yaşında liseli bir Ülkücü olarak tanıdım.

Yiğit bir Efeydi, çok okur, kimsenin kalbini kırmak istemeyen ter temiz, pırlanta gibi bir delikanlıydı.
İzmir-Buca cezaevinden Manisa Cezaevine gidince orada tanımıştım. Koğuşta az kişiydik, Çocuk mahkumlar ve hasımlı diğer mahkumlar vardı.
Akın samimi, güler yüzlü ve yerine göre ciddi okulu istikbalinden daha çok Ülküsünü düşünen bir Alperen idi.
Manisa Ocak başkanı Salih Cerit geldiğinde ilk onunla konuşur sonra bizlerle sohbet ederdi.
Akın örnek bir Ülkücüydü, yanlış olanlara hemen tepkisini koyar, doğru olandan yanaydı.
Yaşlı Babaannesi her ziyaret günü gelir, elindeki filelerdeki erzaklar bizim bir haftalık yiyecek ihtiyacımızı karşılardı. Onlar bitmeden tekrar dolaplarımız dolar taşardı.
Yaz mevsimiydi, gelenlere erzak getirmeyin desek bile getirirlerdi. Bir gün dolaplarda yer kalmamış hapishanenin köşesine patlıcan domates ve biberleri yığmıştık. Boşa gitmesin diye hep sebze yemeği yapardık. Kızartma, musakka derken ben bütün sebzeleri tepsiye dizer, köfte yapar içine yerleştirir buharla pişirirdik. Bol baharat kullanırdık ki lezzetli olsun diye.
Bir gün Akın isyan etti: "Abi içimizde patlıcan ağacı bitecek, başka yemek yapmayacak mıyız?" demişti.
Yıllarca bu sözünü hiç unutmadım. Ne zaman patlıcanlı yemek görsem yıllarca hep aklıma gelirdi Akın kardeşim.
Yıllar sonra internet sayesinde telefonunu aldım. Bir kaç defa telefonda görüştükten sonra bir türlü fırsat bulup buluşup görüşemedik. 
Manisaya gelirken, Manisa dan geçerken verdiği telefonu arardım, bir türlü çıkmazdı. Telefon numarasını sık sık rahatsız edildiğinden değiştirirdi.
Aslında isteseydi Manisa'dan Vekil olur. Belediye başkanı olurdu. Ama o çetrefilli ve yamuk işlerden hoşlanmazdı.
Haksızlıklar karşısında dikilir sözünü sakınmazdı.
Evini geçindirmek için tepsi üzerinde midye satarak çalışırdı.
Gece gündüz demeden, yılmadan aynı zamanda her fırsatta şiirlerini hicivlerini yazar yayınlardı.
Aniden aramızdan ayrılacağı hiç aklımızdan geçmiyordu.
12 Eylül'den geriye kalan MAHPUSHANE HATIRALARI isimli kitabımda Akın'ı o günleri ebedileştirmek için yazmıştım. 
Kitabı bir türlü temin edememişti. Kendisinden bahsedilen o yılların tarihe not düştüğü anlarımızı.
Hep gönüllerde yaşayacaksın yiğit gardaşım.
Mekanın cennet olsun.
Seni asla UNUTMAYACAĞIZ.
UNUTMAK İHANETTİR.
AHDE VEFASI OLANLAR SENİ HATIRLARLAR.
AHDE VEFASI OLMAYANIN İMANINDAN ŞÜPHE EDİLİR.



Paylaş | | Yorum Yaz
432 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İSLAMCILARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU YALANCI VE İFTİRACIDIR - 16/09/2018
Ahmet Aytaç
DOĞU BATI VE ORTASINDA KALAN TÜRKİYE - 15/07/2018
Ahmet Aytaç
İYİLERE MESAJIM - 01/07/2018
Ahmet Aytaç
"EYVALLAH" Dedi ve Gitti - 23/03/2018
Ahmet Aytaç
BİZ O GÜNLER ÇOK HEM ÇOK MUTLUYDUK!... - 04/03/2018
Yıl 1979 yer Manisa Cezaevi
Enver Paşa, Biz ve Lakayların İhanetleri - 23/02/2018
Etme sırtını duvardan başkasına emanet. En kralının bile içinde vardır bir nebze ihanet.
ARABESKLEŞEN AKP VE MHP - 09/02/2018
Ahmet AYTAÇ
Devlet Bahçeli Kimlere Hizmet Ediyor?..(1) - 07/02/2018
Devlet bey, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak Ankara'da üniversite eğitimine başladığında fazla başarılı değil idi.
BİZE NE OLDU MUSA? - 26/12/2017
Senin sessizliğin yüreğimi yakıyor, her türlü işkenceye maruz kaldığın halde cuntacılar karşısında da konuşmamıştın.
 Devamı