• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Avrupaturk.be/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+32 484 54 54 56
  • https://twitter.com/TurkAvrupa
KÜNYE
REKLAM
          
                        PATİNA İÇ MİMARLIK
   

       İTALYAN DECORAİF BOYA EGE BÖLGE BAYİİ 


   
        PATİNA İÇ MİMARLIK
 
                               BODRUM YALIKAVAK
Fatmir TÜRKKAN
fatmir.turkkan@gmail.com
Malumatfuruş
11/03/2023

 

KÖŞE YAZARSIZ BİR GAZETE ÜLKEMİZDE OKUNMUYOR.

Köşe yazarları maalesef gazeteci kökenli değiller kaldı ki, gazeteci kökenli bir kaç sayıda olsalarda bu kişiler maalesef ' İKDİDARIN KALEMŞÖRLERİ ' olarak bilinmekteler kaldı ki gerçekten de haklılar o gazetelerin okuyucu kitlesi. 

 “Malumatfuruş: Köşe yazarları yanlış bilgi paylaşıyor ve düzeltmiyor”

 ‘Köşe yazarı yanlışlama girişimi’ Malumatfuruş’a göre Türkiye’de köşe yazılarının kalitesi kesinlikle uluslararası standartlarda değil. Basın sektöründe fikrî namus ve sorumluluk, iş ahlâkı, basın etiği serbest düşüşte.

Köşe yazarları her gün yüksek perdeden atıp tutuyor, bize ne düşünmemiz gerektiğini söylüyor. Bir kısmı siyaset sahnesine bir kısmı yönetici koltuklarına o köşeler sayesinde çıkıyor. Ancak bir süredir köşecilerin keyfi kaçık. Çünkü artık yazılarını denetleyen bir organizasyon var: Malumatfuruş.

Malumatfuruş, ele aldığı köşe yazılarını derinlemesine inceliyor ve yazarların hatalarını bir bir ortaya döküyor. Niyetlerinin “Yanlış bilgiye ve yayıncısına dair sanal dünyaya bir iz düşmek” olduğunu söyleyen ekiple konuştuk.

Site içeriği ve adı itibarıyla malumatfuruşluk yaptığımız algısı oluşabilir; ancak, ‘bilgiçlik taslayan’ anlamına gelen ‘malumatfuruş’ sıfatını aslında ‘bilmediği hâlde biliyor taklidi yapmakta dahi zorlanan’ köşe yazarlarını nitelemek için kullanıyoruz. 
 
Okuyacağımız köşe yazarlarını herhangi bir önyargı veya tutum olmaksızın, rassal şekilde belirliyoruz.

Nesnel/maddi hatalara, gaflara, atlanan gerçeklere, yanlış yönlendirmelere odaklanıyoruz ve işin içine fazla yorum katmadan hatayı gözler önüne sermeye çalışıyoruz. Lâkin bazı zamanlarda hatanın barizliği, kasıtlı olması ve önemi karşısında kendimizi tutamayıp yoruma ve keskin eleştirilere kaçtığımız da olmuyor değil.

 

 ‘Köşe yazarlığı için yoğun bir talep var’

Örneğin son içeriklerinizden biri sürekli çeviri yapan bir köşe yazarı ile ilgili. Türkiye’deki entelektüel dekadans köşe yazılarına nasıl yansıdı? Seviye düşüyor mu?
Mâlûmunuz, son dönemde yaşanan hadiselerin de etkisiyle basın sektöründe bir konsolidasyon oldu. İncelenebilecek köşe yazarı sayısında da bir azalma var hâliyle. Ancak, yine de hatırı sayılır sayıda köşe yazarı bu sektörden ‘ekmek’ yiyor. Geçtiğimiz yıl yaptığımız bir incelemede, belirli satış düzeyine ulaşmış ve kayda değer takip ağına sahip basılı ve sanal gazeteler ile haber sitelerinde 3 bin 350 civarı ‘köşemen’in yazı yazdığını tespit etmiştik. Köşe yazarlığının geldiği nokta, arz-talep ( Siyasi çıkar ) meselesi ile yakından ilgili. Toplumun neredeyse tüm kesimleri takip etmediği ya da görüşlerinden haz etmediği köşe yazarlarına tepki duyuyor. Ancak, gazetecilik sistemi sanki onlarsız da yapamıyor.

Köşe yazarsız gazete olmazmış algısı hâkim.
İnsanlar köşe yazarlığına da aç. Arama motorlarında ‘köşe yazarı’ ifadesini aramayı denediğinizde otomatik tamamlama seçeneği aramanıza ilişkin ‘köşe yazarı nasıl olunur’, ‘köşe yazarı maaşları’, ‘köşe yazarı olmak basın kartı almak’ popüler aramaları karşınıza çıkarıyor. Yani, köşe yazarlığı için yoğun bir talep var. Sayıca bu kadar fazla olmalarına rağmen köşe yazarlarının ortaya koyduğu ürünün kalitesi kesinlikle uluslararası standartlarda değil. Yığınla köşe yazısı okuduktan sonra bile insanın zihninde etkileyici bir iz kalmıyor.
Her ne kadar dinamik bir gündemimiz olsa da Türkiye’de ya da dünyanın başka bir ülkesinde, okuyucuları için her gün içerik üretebilecek donanımda ve kapasitede pek yazar yok. Ama gelin görün ki, ülkemizde durum tam tersi. Çoğu alanda olduğu gibi, kendimize özgü bir köşe yazarı olgusu ve kültürü geliştirdik. Yankı fanusu arayışı içinde gibi, daha çok kişi bir görüşü savunduğunda, o görüşe değer katıyor zannediyoruz. Gazetelerde ve haber sitelerinde, ilkokul mezunu bile olduğu şüpheli kişilerden tutun, akademik açıdan önemli ünvanlar edinmiş kişilere kadar çok geniş bir yelpazedeki yazarlar, bir fikir sunmak ya da savunmak yerine, sürekli değişen ülke gündemimiz karşısında güdülendiği, kamuoyu oluşturma kanalı olarak hizmet ettiği ya da maaşının karşılığının beklendiği olguları, olayları, düşünceleri dile getiriyor.
Toplumun her kesiminde gözlemlenen kutuplaşma, köşe yazarları arasında daha keskin. Üzülerek belirtmek gerekir ki, basın sektöründe fikri namus ve sorumluluk, iş ahlâkı, basın etiği serbest düşüşte. Bunun gibi ağır bir söylemde bulunma hakkına sahip miyiz? Tartışılabilir. Ancak, günde ortalama 40-50 köşe yazısı okuyan, yerli ve yabancı yayınları takip eden biri olarak bu gözleme birçok kişinin katılacağını düşünüyorum. Aslında tek hedefimiz köşe yazarları da değil. Yayımlanacak yazıları kontrol edenler ya da yayın yönetmenlerinde de büyük kusur var. Bizim yaptığımız türden bir içerik doğruluğu incelemesini, yayınladığı köşe yazıları için günlük bazda bir gazete çalışanı yapıyor mu, emin değiliz açıkçası. Bu arada, o köşe yazarı artık yazılarında çeviri yaptığı kaynakları belirtiyor. Bir bakıma, Malumatfuruş’un misyonu açısından bu da bir kazanım.

‘Yılmaz Özdil tarzı’ her geçen gün popülerleşiyor

Köşe yazılarında Yılmaz Özdil ekolü var malum; ‘fikir yazısı’ kavramı yerini deterjan reklamına benzeyen kısa sloganlı yazılara bıraktı. Sizce, yalan ve yanlış bilginin köşe yazılarına yerleşmesinde bu ekolün etkisi ne oldu?
‘Okurun ilgisini çekme’ arayışı, yazarları daha sade ve kısa bir biçimde, çarpıcı hususları vurgulayarak aktarma arayışına itti. Bu da, gerçekleri ve doğruları daha temelli ve kapsamlı şekilde aktarmak yerine, bahsettiğiniz şekilde bir yazım stili oluşturdu ve köşe yazarlığı akımını etkiledi. Bu tarz, giderek daha fazla sayıda yazar tarafından benimseniyor. Şüphesiz, yazarların dikkat çekme adına kısa sloganlı yazılarda güdülenmiş ve bilenmiş şekilde hareket etmeleri onları hataya sevk edebiliyor.
Ancak, köşe yazarlarında yalan ve yanlış bilginin yayılmasında, yazarların ülkenin yoğun gündemi karşısında kendilerini her alanda yazmaya yeterli ve yetkili görmeleri, dolmadan taşmaya çalışmaları, kendini entelektüel sanmaları, 
Dunning-Kruger etkisinden muzdarip olmaları daha etkili gibi görünüyor.

Türkiye’de birçok sakıncalı konu var, Malumatfuruş bu konulardaki yazılarda da ‘doğruyu’ göstermeyi hedefliyor mu? Yoksa maddi hatalara mı odaklanıyorsunuz?
Malumatfuruş, şahinlik ya da güvercinlik yapma iddiasında değil. Hangi konuda olursa olsun bir hata varsa, bu hata tespit edilebiliyorsa ve bu hata bir köşe yazarı tarafından paylaşılmışsa Malumatfuruş bunu ifşa eder. Ancak, sakıncalı konular hakkında hata tespiti yapma noktasında kendimizi çok rahat hissettiğimiz söylenemez.

‘İnternet sayesinde köşelerin matah olmadığı görüldü’

Türkiye’de köşe yazarları oldukça ciddi ücretlerle çalışıyorlar, bir kısmı zaten çalıştıkları medya kuruluşlarında hızla yönetici statüsüne yükseliyor. Sizce ‘kaşesi kadar’ para ediyor mu köşe yazarlarının yazdıklarının kalitesi örneğin Ahmet hakan Çoşkun gibi?
Her alanda gözüken liyakatsizlik sorunsalı köşe yazarlarında da mevcut. 

 Kısmi Kaynakça : https://www.malumatfurus.org/sitesinden alıntıdır.



363 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BAŞLIYORUZ - 10/03/2023
KALEMİ KIRMAYI GÖZE ALIR SATMAYI ASLA ALAMAYIZ.
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.432432.5624
Euro34.631634.7704